Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Baş ve Boyun Cerrahisi

Da Vinci Robotik Eksper Cerrah

KULAK BURUN BOĞAZ BAŞ VE BOYUN CERRAHİSİ KANSERLERİNDE TEDAVİ NASIL PLANLANIR?


KULAK BURUN BOĞAZ BAŞ VE BOYUN CERRAHİSİ KANSERLERİNDE TEDAVİ NASIL PLANLANIR?
Görüldüğü organ veya alana göre Kulak Burun Boğaz Kanserleri 6 ana bölgeye ayrılır. Baş boyun
bölgesinde görülen bu kanserler bu bölgelerde kanserin tipine, tuttukları alt bölgelere,
büyüklüklerine, lenf bezlerine yaptıkları yayılım ve uzak organlara yaptıkları yayılımlara göre
değerlendirilerek tedavi edilirler.
KBB ALANINDA GÖRÜLEN KANSERLER NELERDİR?
Baş boyun kanserlerinin çoğu skuamöz hücreli (Epidermoid karsinom) kanser tipindedir. Bu kanserler
mukoza adı verilen ağız içi, burun içi gibi ıslak bölgelerden kaynaklanır. Tükürük bezlerini çok farklı
tipte hücre grupları oluşturur. Her hücre grubundan kanser gelişebilmektedir. O nedenle Tükürük
bezlerinden köken alan kanserler çok farklı tiplerde olabilir. Yine Baş-boyun yumuşak doku, damar,
sinir, kıkırdak ve kemik dokularından kaynaklanan kanserler gelişebilir. Fakat bu tür kanserlerin
görülme sıklığı toplam kanserlerin %5 ini ancak oluşturur.
BAŞ BOYUN KANSERLERİ NELERDİR?
Baş boyun kanserleri başladığı ve köken aldığı bölgeye veya organa göre sınıflandırılırlar.

Gırtlak (Larenks) kanserleri
Supraglottik larenks kanseri
Glottik (ses teli) larenks kanseri
Subglottik (ses teli altı) kanseri
Yutak(Boğaz) kanserleri
Hipofarenks kanseri
Orofarenks Kanseri
Nazofarenks kanseri
Oral kavite(ağız boşluğu) kanserleri
Dil kanseri
Yanak kanseri
Dudak kanserleri
Nazal kavite(Burun boşluğu) ve paranazal sinüs kanserleri
Tükrük bezi kanserleri


BAŞ BOYUN BÖLGELERİ NASIL TANIMLANIR?


AĞIZ BOŞLUĞU: Dudaklar, dilin 2/3 ön kısmı, dişetleri, yanak ve dudakların iç kısımları, ağız tabanı,
sert damak bölgesi, azı dişlerinin arkasında kalan üçgen şeklindeki bölge ağız boşluğunu oluşturur.
FARENKS (YUTAK=BOĞAZ): Üst kısmında burun ve ağıza açılan yaklaşık 15 cm boyunda bir tüp
şeklindedir. Burun boşluğunu arkasında kafa tabanından başlar ve aşağıda yemek borusunun
başlangıcına kadar uzanır. Burnun arkasındaki üst bölümüne NAZOFARENKS, ağıza açılan yumuşak
damak ve küçük dili, dil kökü ve bademcikleri içeren orta bölümüne OROFARENKS ve gırtlağın arka
kısmında yer alan alt bölümüne HİPOFARENKS adı verilir.
LARENKS(Gırtlak): Gırtlak adını verdiğimiz, kıkırdak dokudan oluşan bir iskeleti olan, yutağın altında
yerleşen, hava yolunun en üst kısmıdır. Trakea ile akciğerlere doğru devam eder. Larenks’in içinde ses
telleri bulunur. Gırtlağın üst kısmında Epiglot adını verdiğimiz yenilen gıda ve sıvıların havayoluna ve
akciğere kaçmasını önleyen bir kapak şeklinde yapı vardır.
BURUN BOŞLUĞU VE PARANAZAL SİNÜSLER:
Burun boşluğumuz ortada burun septum ile ikiye ayrılan burnumuzun içinde kafanın ortasına
yerleşmiş boşluktur. Paranazal sinüsler, burnumuzun etrafında kafa kemiklerinin içinde ve aralarında
yerleşmiş mukoza ile kaplı küçük ve çeşitli büyüklük ve sayıda boşluklardır. Hepsi birbiriyle
bağlantılıdır.
TÜKRÜK BEZLERİ:
Büyük tükrük bezleri kulak önünde yerleşen Parotis bezleri, çene altındaki submandibular, dilaltına
yerleşmiş sublingual tükrük bezleridir. Tükrük üretirler. Ayrıca tüm baş-boyun bölgesinin mukozaları
içinde minör tükrük bezleri adı verilen bu mukozaların ıslak kalmasını sağlayan milyonlarca küçük
tükrük bezi yapıları vardır.

BAŞ BOYUN KANSERLERİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?


TÜTÜN VE ALKOL: Tütün kullanımı ve alkol en önemli iki risk faktörüdür tütünün sadece sigara
şeklinde içilmesi değil çiğnenmesi de özellikle ağız boşluğu, dudak, hipofarenks ve larenks
kanserlerinde etkilidir. Baş boyun kanserlerinin %75 inde alkol ve tütün kullanımı suçludur. Özellikle
tütün ve alkolün birlikte kullanılması tek tek kullanılmasından daha risklidir. Alkol aşırı kullanımının
sigaranın kanserleştirici etkisini artırdığı gösterilmiştir. Tükürük bezi kanserlerinde tütün ve alkolün
etkisi bilinmemektedir.
HUMAN PAPİLLOMA VİRÜS (HPV): HPV’nin neden olduğu enfeksiyonlar özellikle orofarengeal bölge
kanserlerinde risk faktörüdür. Özellikle HPV tip 16 enfeksiyonları dil kökü ve bademcik kanserlerinde
etkili olduğu tesbit edilmektedir. HPV’ye bağlı dil kökü ve bademcik kanserleri Amerika ve Avrupa’da
giderek artan bir sıklıkta görülmektedir. Bu konuda HPV’nin cinsel davranışlarla bulaşan bir virüs
olması suçlanmaktadır.
SAKLANMIŞ VE SALAMURA GIDALAR: Tuzlanmış ve saklanmış gıdaları çocuklukta tüketmek
nazofarenks kanseri ile ilişkili bulunmuştur.
AĞIZ HİJYENİ: Kötü ağız hijyeni, dişlerin yokluğu, risk faktörüdür. Yüksek alkol içerikli ağız
gargaralarının kanıtlanmamış olsa da risk faktörü olabileceğinden şüphelenilmektedir.
MESLEKİ MARUZİYETLER: Odun tozuna maruz kalma, nazofarenks kanserinde risk faktörü olduğu
gösterilmiştir. Asbest ve sentetik liflere endüstriyel maruziyetler gırtlak kanseri ile ilişkilendirilmiştir.
İnşaat, metal, tekstil, seramik, tomruk ve gıda endüstrisinde bazı işlerde çalışanlarda gırtlak kanseri
riski bildirilmiştir. Ağaç ve nikel tozu, formaldehid endüstriyel maruz kalma paranazal sinüs ve burun
boşluğu kanserinde risk faktörüdür.
RADYASYON MARUZİYETİ: Baş ve boyun bölgesine radyasyon almak tükürük bezi, tiroid bezi için
kanser gelişiminde risk faktörüdür. Kanser hastalarında tedavi amaçlı verilen RT de ileri dönemlerde
sekonder kanserlere neden olabilir. O nedenle genç hastalarda radyoterapi tedavisi dikkatli
seçilmelidir.
EBSTEİN-BARR VİRÜS ENFEKSİYONU: EBV ile enfeksiyon geçirmek nazofarenks ve tükrük bezi
kanserleri için risk faktörüdür.
SOY: Asyalı özellikle Çin kökenlilerde Nazofarenks kanseri daha sık görülmektedir.


BAŞ-BOYUN KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?


Boyunda şişlik, geçmeyen boğaz ağrısı, yutma güçlüğü,ses’te değişiklik veya kısıklık baş ve boyun
kanserlerinin belirtileri olabilir. İki haftadan uzun süren, iyileşmeyen bu şikayetlerde mutlaka kulak
burun boğaz muayenesi yapılmalıdır.
AĞIZ BOŞLUĞU: Dudak, dil ve ağız mukozasında beyaz veya kırmızı renkli lekeler, yaralar,
kabuklanmalar, et oluşumu, ağrı ve kanama dikkat çekmelidir. Bu tür lezyonlar kanser veya kanser
öncüsü lezyonlar olabilir. Kullanılan diş protezlerinin şişmesi veya düşmesine neden olan anormal ve
yeni gelişen şişlikler veya yaralar bu kanserlerin belirtisi olabilir.
YUTAK: Yutmada, konuşmada ve nefes almada sorun yaşıyorsanız, yutkunurken ağrı, boğazda veya
boyunda geçmeyen ağrı, sık başağrısı, kulaklarda ağrı veya çınlama, işitmede azalma, kulakta
dolgunluk, çınlama, uğultu gibi problemler yutak ve yutağın alt ve üst bölgelerinin kanserlerinin
belirtisi olabilir.

GIRTLAK: Ses kısıklığı, seste değişiklikler, solunumda güçlük, yutmada kulak ağrısı, veya devamlı kulak
ağrısı gırtlak kanserinin belirtisi olabilir.
PARANAZAL SİNÜSLER VE BURUN BOŞLUĞU: Tıkalı ve akıntılı burun ve sinüsler, tedaviye cevap
vermeyen sinüzit, burundan kanama, kanlı burun akıntısı, sık baş ağrısı, geçmeyen baş ağrısı, gözlerde
şişme, çift görme, görme bozukluğu, üst dişlerde ağrı ve diş problemleri burun ve paranazal sinüs
kanserlerinin belirtisi olabilirler.
TÜKÜRÜK BEZİ: Çene altında yanakta ve dil altında şişlikler, yüz kaslarında felç veya hissizlik, yüzde
yanak veya boyunda ağrı, geçmeyen ağrı tükrük bezi kanserlerinin belirtileri olabilirler.
LENF BEZİ YAYILIMI: Tüm bu baş ve boyun kanserleri en sık boyun lenf bezlerine yayılırlar. O nedenle
bazen ilk belirti boyunda şişlik oluşturan lenf bezlerinin ortaya çıkması olabilir. Boyunda haftalar
içinde ortaya çıkan ve büyüyen, ağrısız şişlikler kanserin ilk belirtisi olabilirler.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE TANI NASIL KONULUR?


Baş-boyun kanserlerinde yukarıda anlatılan belirtiler varlığında KBB uzmanının yapacağı KBB
muayene ile direkt bakı, görüntüleme yöntemleri ve ardından biopsi alınarak kesin patolojik tanı
konulur.
Bir aydan uzun süren ses kısıklığı, boğaz ağrısı veya boyunda giderek büyüyen kitle varlığında çok
dikkatli endoskopik yöntemlerle larenks, orofarenks, nazofarenks, nazal kavite muayeneleri
yapılmalıdır. Muayenede erken yakalanan kanserin tedavi sonuçları çok daha iyi olmaktadır.
Burun boşluğu ve sinüslerin, gırtlağın üst kısmının(supraglottik), hipofarenksin ve nazofarenksin
kanserlerinde tümörün görülmesi ve tanısı zordur. O nedenle bu bölgelerin 1 aydan uzun süren
şikayetlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Görüntüleme yöntemlerini kullanmaktan çekinilmemelidir.
Tanı konulmasında ve hastalığın yayılmasını araştırmada görüntüleme yöntemleri olarak Bilgisayarlı
Tomografi Görüntülemesi (BT), Magnetik Rezonans(MR) görüntüleme, ultrason (USG), Sintigrafi ve
PET-CT en sık kullanılan yöntemlerdir.
Baş-Boyun kanserlerinde Bilgisayarlı Tomografi (BT) özellikle kemik, kıkırdak gibi dokuların
değerlendirilmesinde daha yararlıdır ve tercih edilir.
Magnetik Rezonans(MR) görüntüleme ise daha çok yumuşak dokuların değerlendirilmesinde
kullanılır.
Ultrason boyunda yerleşmiş lenf bezleri, tiroidler ve tükrük bezleri gibi organları değerlendirmede
kulanılır. Ultrason eşliğinde İnce İğne ile alınan biopsiler daha doğru tanı koymada oldukça yararlıdır
ve sıkça kullanılır.
Muayene ve görüntülemelerle tesbit edilen tümör lezyonlarından lokal veya genel anestezi altında
biopsiler alınır ve patolojik olarak incelenerek kesin tanı konulur. Son yıllarda Patolojik incelemelerde
immunohistokimyasal yöntemler ve çeşitli boyamalarla daha detaylı tanılar ve tedaviyi belirlemede
yararlı olan değerlendirmeleri sağlamaktadır.
Yine son yıllarda günlük tıp pratiğimize giren PET-CT çok yararlı bilgiler sağlar. PET-CT patolojik kanser
tanısı konulduğunda tümör dokusunu yerleşimini, primer yerini, lokal, lenfatik uzak
yayılımı(metastazı) tesbit ederek evrelemeyi , tedaviye yanıtı ve nüks varlığını tesbit etmek için
kullanılmaktadır.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE PATOLOJİK TANININ ÖNEMİ NEDİR?

Baş- boyun kanserlerinin pek çok tipi vardır ve her kanser tipinde tedavi yöntemi farklıdır. Doğru
konulmuş patolojik tanı tüm tedaviye belirleyecektir. Yanlış patolojik tanı yanlış tedaviye yol
açabildiği gibi gereksiz organ ve doku kaybı veya eksik tedaviye neden olabilir.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?


Yassı Epitel Hücreli Kanser (Skuamöz Hücreli Kanser) en sık tesbit edilen baş-boyun kanseri tipidir. Bu
kanser epitel adı verilen mukoza ve cilt dokularından kaynaklanır. Cerrahi tedavi ve Radyoterapi ile
tedavi edilir. Son yıllarda kemoterapotik ilaçlarla ve medikal onkolojik immunoterapi ilaçlarıyla
başarılı sonuçlar bildirilmektedir.
Tükrük Bezi Kanserleri daha az sıklıkla görülür. En iyi cerrahi yöntemle tedavi edilirler. Radyoterapi
(RT) ve kemoterapiye(KT) daha az yanıt verirler. O nedenle daha az oranda RT ve KT uygulanır.
Nazofarenks kanserleride radyoterapiye çok iyi yanıt verirler o nedenle radyoterapi ilk tercih edilen
tedavi yöntemdir.
Lenfoma baş-boyun bölgesinde daha az görülür radyoterapi ve kemoterapi ile tedavi edilirler.
Sarkoma gibi yumuşak doku tümörleride cerrahi, ve uygun radyo ve kemoterapi ile tedavi edilir.
Tüm kanser tiplerinde kendine özgü farklı kemoterapi ilaçları kullanılır.
Görüldüğü gibi kanser tedavisinde Baş-Boyun cerrahları, Radyasyon onkologları ve medikal
onkologlar birlikte çalışırlar.
Güncel ve en doğru Kanser tedavisi kararını vermek için hastaların Baş-Boyun cerrahları, Radyasyon
onkologları ve medikal onkologlar, patologlar, radyologlar, yutma ve konuşma terapistleri, nükleer tıp
uzmanları gibi farklı tıp bilimi dallarından uzmanların yer aldığı Onkoloji konseylerinde
değerlendirilmeleri en uygun yöntemdir. Hastaların tedaviyi veren ekiplerce en az 5 yıl düzenli
takipleri çok önemlidir.

BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE HASTALIĞIN EVRESİ NE ANLAMA GELİR?


Baş-boyun kanser hastalığında hastalığın başladığı yer ve tip kadar evresi de çok önemlidir. Tedavi
hastalığın evresine göre planlanır.
Hastalığın evresi; tümörün büyüklüğü, lenf bezlerine yayılımı ve diğer organlara yayılımına göre
evrelenir.
Tümörün başlangıç yeri ve organına göre T1 ve T2 olarak isimlendirilen 1-2 cm den küçük olduğu
evreler erken evrelerdir ve genellikle yüzde 80 in üzerinde başarıyla tedavi edilebilirler.
Lenf bezlerine yayılım olmaması yine erken evre özelliğidir. Eğer Boyundaki lenf bezlerine yayılım
varsa N1-2-3 olarak bir bez, bir taraf veya birden fazla bez ve taraf yayılımına göre evrelenir. Lenfatik
yayılımda Boyuna Boyun disseksiyonu adı verilen ameliyatlar yapılarak Boyuna yayılmış hastalım
temizlenir ve ardından genellikle Radyoterapi eklenir.
Uzak yayılım genellikle akciğerler, karaciğer, kemik ve beyine olabilir. Bu organlarda mutlaka uzak
yayılım açısından değerlendirilmelidir.

BAŞ VE BOYUN KANSERLERİNDE HASTALIĞIN EVRESİ NASIL TESBİT EDİLİR?


Bölgesel, lenfatik ve uzak metastaz varlığı muayene, görüntüleme ve PET-CT ile araştırılır.
Tesbit edilen yayılıma göre evrelendirilir. Baş-boyun kanserlerinde Amerikan Kanser Komisyonunun
tanımladığı TNM evreleme sınıflandırması tüm dünyada kullanılmaktadır. Bu sınıflamalar doğru
tedaviyi ve uygulanan tedavilerdeki sonucu ve başarıları öngörmek ve takip için ortak bir dil
kullanmak açısından hekimler için çok önemlidir.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE CERRAHİ YÖNTEMLER NELERDİR?


Günümüzde hastalığın tipine ve yayılımına, cerrahın becerisine, hastanenin ekipmanına göre cerrahi
yöntemler belirlenmektedir. Başlıca yöntemler şunlardır.
AÇIK CERRAHİ YÖNTEMLER: Uzun yıllardır kullanılan, cilt kesisi ile ameliyat alanına ulaşılan
klasik yöntemlerdir. Günümüzde daha çok İleri evre kanser cerrahilerinde kullanılmaktadır.
MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ YÖNTEMLER: Daha az yara izi ve doku hasarı ile yapılan
ameliyatlara verilen isimlerdir. Endoskopik yöntemler, lazer kullanılarak yapılan işlemler ve çok yeni
bir yöntem olan Robotik cerrahi az hasar veren ve iyileşmeyi çok daha hızlı sağlayan cerrahilerdir.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE KULLANILAN CERRAHİ TEDAVİLER (AMELİYATLAR) NELERDİR?


Baş-boyun kanserlerinde uygulanan cerrahi tedaviler hastalığın tuttuğu organ ve yayılıma göre
değişir.
Erken evre kanser tedavisi daha az doku ve organın bir kısmının çıkarılması ile tedavi edilir. Bu
organın fonksiyonlarının korunmasına neden olur.
Organlara göre bu ameliyatlar şöyle isimlendirilirler.


LARENKS KANSERİ CERRAHİLERİ (AMELİYATLARI) NELERDİR?


TRANSORAL LAZER MİKROCERRAHİSİ: Ağız yoluyla yaklaşım (cilt kesisi olmaz), Lazer kullanılarak,
Mikroskop görüntüsü altında yapılır. T1ve T2 erken evre kanserlerde kullanılır. Genellikle trakeotomi
açılmasına gerek olmaz. Cerrahın deneyimli, hastanede lazer ekipmanının olması gerekir. Ses teli ve
üst larenks bölümü kanser ameliyatları yapılabilir.
TRANSORAL ROBOTİK CERRAHİ: Ağız yoluyla yaklşım (cilt kesisi yoktur), Cerrahi Robot kullanılarak, 3
boyutlu ve 16 kez büyütülmüş görüş altında, daha geniş bir alanda ve el bileğini taklit eden
kıvrılabilen aletlerle ameliyat yapılır. T1ve T2 erken evre kanserlerde, seçilmiş T3 ve nüks kanserlerde
kullanılır. Trakeotomi açılmaz. Cerrahın robotik cerrahi deneyimi ve hastanede Da Vinci Robotik
Cerrahi Platformunun olması gerekir. Ses teli ve üst larenks bölümü kanser ameliyatları
yapılabilir.TORC Kordektomi ve TORC Supraglottik Larenjektomi ve TORC total larenjektomi
ameliyatları olarak isimlendirilirler.
PARSİYEL AÇIK CERRAHİLER:
KORDEKTOMİ: Ses teli (Glottik) kanserde boyuna cilt kesisi yapılarak yaklaşılır. Ameliyat sırasında ve
sonrasında solunum yolunu güvenceye almak için geçici olarak Trakeotomi adı verilen soluk
borusundan cilde bir delik açılır. Buraya yerleştirilen tüple hastanın nefes alması sağlanır. Ameliyat
alanları iyileşip sonum yolu normale dönünce yaklaşık 1-2 hafta içinde trakeotomi kapatılır.
SUPRAGLOTTİK PARSİYEL LARENJEKTOMİ: Gırtlağın üst kısmını tutan kanserlerde cilt kesisi ve
trakeotomi ile larenksin üst kısmının çıkarıldığı kısmi açık larenjektomi ameliyatıdır. Ses korunur ve

trakeotomi tedavinin bitiminde kapatılır. Gırtlağın üst kısmı alındığı için hastanın yutmayı öğrenmesi
özellik taşır ve zaman alabilir.
SUPRAKRİKOİD PARSİYEL LARENJEKTOMİ:
Gırtlağın ses teli ve üst kısmını (glottik ve supraglottik larenks) tutan kanserlerde gırtlağın sadece alt
kısmının ve hareketli kıkırdakların (aritenoid kıkırdaklar) korunduğu kısmi larenjektomi ameliyatıdır.
Cilt kesisi ve trakeotomi yapılır. Fakat tedavi tamamlanınca trakeotomi kapatılır. Ses korunur. Bu
ameliyat T3 evredeki ileri tümörlere uygulanır. Bu ameliyat sonrası hastanın yutmayı öğrenmesi
özelliklidir ve zaman alabilir.
TOTAL LARENJEKTOMİ:
Larenksin tamamının çıkarıldığı ameliyatlardır.T3 ve T4 gibi ileri larenks kanserlerinde uygulanır. Bu
kanserin gırtlağın dışına taştığı, ses telinin 1 cm altına indiği veya aritenoid kıkırdakların her ikisini
tuttuğu ileri kanser durumlarında bu ameliyat uygulanır. Kalıcı olarak Trakeostomi açılır. Yani trakea
adı verilen soluk borusunun cilde ağızlaştırılması kalıcı olarak yapılır. Hasta sesini kaybeder fakat
ameliyat sırasında veya sonrasında trakeostoma üstüne yerleştirilen konuşma protezleri ile hastanın
konuşması sağlanabilir.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE KANSERİN BOYUNA YAYILMASI NASIL TEDAVİ EDİLİR?


Kanserin boyundaki lenf bezlerine yayılmasına lenfatik yayılım denir. Bu kanserin evresinin
ilerlemesinin de göstergesidir.
Lenfatik yayılım varlığında kanserli lenf bezlerini çıkarmak için Boyun Disseksiyonu ismi verilen
ameliyat yapılır. Lenf bezlerinin yayıldığı diğer dokular; kaslar, damarlar, sinirlerde çıkarılarak
modifikasyonlar yapılır.


BAŞ-BOYUN KANSERLERİNDE BAŞARILI TEDAVİ SÜRECİNİ NELER ETKİLER?


Erken evre tümörlerde tedavi sonuçları çok iyidir. Yani hastalığın erken yakalanması çok önemli bir
noktadır. Şüpheli durumlarda biopsi alınmasından kaçmak, alınan biopsi sonrası takip edilmemek
veya önerilen tedaviden kaçmak ilerleyen aylarda hastalığın daha ilerlemesi, başarılı ve daha kolay
tedavi şansının yitirilmesine neden olmaktadır. En sık yapılan hatadır. O nedenle böyle bir durumda
hekim ve hasta yakınları hasta ile iyi bir iletişim kurarak bir an önce tanının konulması ve uygun
tedavinin gerçekleştirilmesi için çaba göstermelidir.
Erken tanı ile cerrahi tedavide anlattığımız gibi daha küçük, daha organ koruyucu ameliyatlar
yapılabilir.
Daha ileri hastalıklarda cerrahi tedaviler büyümekte, ardından radyoterapi ve kemoterapiler
eklenebilmektedir.
Fakat bu tedavi yöntemlerinin katkısıyla ileri evrelerde bile oldukça iyi sonuçlar alınabilmektedir.
Unutulmaması gereken nokta “Hastalık yok Hasta var” prensibidir. Her hastanın uygulanan tedaviye
yanıtı farklıdır. Tüm bu hastalıkları şifa ile atlatan milyonlarca hasta vardır.

Alakalı Sayfalar


HORLAMA

Horlama nasıl tedavi edilir?


ALERJİ

Alerji nasıl tedavi edilir?


VERTIGO

Vertigo nasıl tedavi edilmelidir?


BAŞ VE BOYUN YERLEŞİMLİ KANSERLER

Tanı ve tedavisinde yapabileceklerimiz nelerdir?


UYKU APNESİ

Uykuda solunum durması (uyku apne sendromu) nedir?


TIP ALANINDA KULLANILANi ROBOTİK CERRAHİ SİSTEMLERİ

Dünyada Tıp Alanında Kullanılan Robotik Cerrahi Sistemler Nelerdir?


ROBOTİK CERRAHİ NEDİR?

Robotik Cerrahi İle İlgili Bilmeniz Gerekenler


Bademcik ve Geniz Eti Hastalıkları

Bağışıklık sistemimizde görev yapar, vücudumuzda antikor oluşturulmasını sağlar.


Burun Tıkanıklığı

Burun tıkanıklığı nedir, önemli midir?


İşitme Kaybı

İşitme Nedir?, İşitme Kaybı Neden ve Nasıl Oluşur?


Ses Kısıklığı

Ses Kısıklığı Nedir? Neden Meydana Gelir?


Uyku neden önemlidir

Uyku neden önemlidir ve uykunun faydaları nelerdir?


Sinüzit

Sinüzit Nedir, Nasıl Oluşur, Nasıl Tedavi Edilir?


KULAK BURUN BOĞAZ BAŞ VE BOYUN CERRAHİSİ KANSERLERİNDE TEDAVİ NASIL PLANLANIR?

Görüldüğü organ veya alana göre Kulak Burun Boğaz Kanserleri 6 ana bölgeye ayrılır.



Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan

KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı

Transoral Robotik Cerrahi eğitimini 2008 yılında Strazburg’da almış ve ameliyatlarına başlamıştır. Ülkemizde Kulak Burun Boğaz alanında Robotik Cerrahiyi ilk uygulayanlardan olup 250’nin üzerinde başarılı Transoral Robotik cerrahi ameliyatı gerçekleştirmiş ve “EXPERT SURGEON” (Uzman Cerrah) ünvanı almıştır. Kulak Burun Boğaz alanında Robotik Cerrahide dünya çapında bu ameliyat sayısına sahip nadir cerrahlardandır.

İletişim


Adres: Bahçelievler mahallesi E5 yanyol, Metroport Busidence Kat:4 Daire:407 34180 Bahçelievler, İstanbul

Telefon: +90 536 475 63 31

Email: ftulinkayhan@gmail.com

** B6 otopark katında hastalarımız ve misafirleriniz için ücretsiz otoparkımız mevcuttur.

Harita


Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan
Bilimsel Araştırma Ödülü
2018 Yılı Kazananı
-> Başvuru Detayları <-